5 Ekim 2020 Pazartesi

Savunma Özgürlüktür

 

Merhaba okuyucu, merhaba

Değerli  halk;
    Sizler için Türkiye barolar Birliği, barolarla  ilgili yazı metni hazırladım.
    Desteğinizle kalemim daha da güçlenerek sizlere hizmet veren nacizane bir yazar olmaya tüm gücümle devam edeceğim.
     Bildiğiniz üzere,Türkiye barolar Birliği'nin ilk kez Ocak 1934'de Türkiye Avukatlar Kongresi'nde İzmir'de  gündeme geldi. Bir hafta süren tartışmalardan sonra baro temsilciliği kabul edildi.
     Geçtiğimiz bu süreç içerisindeki durumu bize iki avukat anlatıyor.
   İzmir Barosu'na kayıtlı avukatlar:
Avukat sayın Zafer İncin,Avukat sayın Kasım Sağlam
     üç büyük ilimiz  Ankara, İstanbul, İzmir'de bulanan baroların iktidara mualif olmasına katlanılamadığını başta söyledi.
   Avukatlık adliyede müvekkilleri ile birlikte duruşmalara girip müvekkillerine  bilgi vermek değildir.
    Avukatlık yurttaşlara, çevreye duyarlı olmak güçlünün karşısında durup mağduru savunmaktır.
    Avukat çocuk istismarında kadın
İstimarında kadın,çocuk cinayetinde işcinin ve bütün mağdurların yanında olmaktır.
    Avukatlık kamu görevidir.
Demokrasinin  üç sac ayağı var.
   Yargı,iddaa,savunma... Yargı, iddaa devletin elinde mevcuttur.
   Gecikmiş adalet ,adalet degildir.
Savunma Özgürlüktür.
İstanbul, Barosu'nda 49 bin avukat 
Ankara, Barosu'nda 25 bin avukat İzmir Barosu'nda 12 bin avukat mevcuttur.
  Türkiye Geneli'nde tahmini 130 bin avukat var.
    Avukatların Anayasa'da ve hukuk tüzüğünde delil toplama yetkisi yoktur.
     Şu an ki,Anayasa'da mevcut kanun şöyle açıklanır...
********   

İnsanların cinsiyetine bakılmadan ırk gözetilmeden renk ,mehsep inanç ayrıştırmadan herkes eşittir.
   İktidar malif bir ses duymak istemiyor. Buna dayanarak baroları,diğer meslek odalarını bölme cabasında olup seslerini duymayı  hazmedemez  halde ..
    Avukların asıl sorunları:
1)   Özel üniversite içerisinde olup hukuk fakültesinde neden hukuk hocaları yok?
2)  Her yıl on binlerce genç avukatlık fakültesi mezunu olup staterj avukatlık neden yapıyor.
3)  Hukuk bürolarında  60 ,70 tane avukat çalışır.
4 ) Bu  genç avukatlar bir başka avukatın yanında çalışmak zorunda kalır. Yanında çalıştığı avukatın mali gücüne göre ben sana şu kadar para verebilirim. Yeni avukat kabul etmek zorunda kalır.
5) Avukatların ve ailelerinin sorunları neden çözülmüyor.
İktidar kendi ideolojisine ve yan fabrikası olan MHP ile savunma makamınıda bölüp bu avukat CHP'li ,bu avukat HDP'li diyip ve kendilerine ve yoldaşlarını savunacak avukatcık ordusu kurmak istiyor. Şu uğursuzca düşünülerek ilerisi gerisi düşünülmeden baroları kendi yandaşlarına peşkeş çekmek amacıyla meclisten geçirme isteyinde maalesef ki  anayasadaki belirlilik ve ön görü ilkesini de avukatarın aracalığı ile yok etmek isteniyor.
Halkın anayasal hakkını ve hukuksal haklarını aramalarını istemiyor.
Bunun yanı sırada  avukatları yasal olarak önlerine set çekme amacı güdüyor.
Baro başkanı seçiminde oy kullanan avukatlar kendine yakın gördüğü adaya oy veriyor .Ama seçilen baro başkanı bütün avukatların başkanıdır.
İhtidarın büyük şehirlere beyin göçünü  önlemesi lazım.
Malesef çok sayıda hukuk fakültesi var. Bu konuda yasal düzenleme yapılmasını beklerken  bölünmeyle karşı karşıyayız.Bu yasa onaylanırsa tarahsızlık tamamen tarihe karışacak ve
Avukatlık ünvanı tamamen itibarsızlaştırılacak,
******

 CHP başta olmak üzere bütün malif partiler anayasa mahkemesine itraz edecek ve bu itraz kabul edilip iptal edilesiye kadar 1 yıl veya 8 ay geçecek ve iptal ediliyesiye kadar yürürlükte olacak!
Yani boynuz kulağı geçecek
Gözden şu durum kaçırılıyor.
Anayasa kararları geriye işlemez..

Sevgilerimle...

 

2 Ekim 2020 Cuma

İzmir TUMED’den Konak Türk Kızılayı’na Anlamlı Ziyaret

 

Uyuşturucu ile mücadele konusunda önemli çalışmaları olan İzmir Toplumsal Uyuşturucu ile Mücadele Eğitim Derneği Genel Başkanı Bedri Yalçın, Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Kılbaş, Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çataltepe  Türk Kızılayı Konak Şube Başkanı Ömür Şanlı, Mali işlerden Sorumlu Genel Sekreter Ali Durut ve Yönetim Kurulu üyesi Eyüp Aksu’yu makamında ziyaret etti.

Gerçekleştirilen ziyarette Kızılay Konak Şube Başkanı Ömür Şanlı çalışmalarıyla ilgili İzmir TUMED Genel Başkanı Bedri Yalçın’a bilgi verdi.

Türk Kızılayı Konak Şubesi her zorlu şartlarda, afetlerde daima zorda kalanların yardımına var gücü ile koşmaya devam ediyor.

Görüşmelerde İzmir TUMED ve Türk Kızılayı Konak Şubesi olarak da projeler ve çalışmalar konusunda istişarelerde bulunuldu.

Bundan sonraki projelerde sayın Kızılay konak şube başkanı Ömür Şanlı İzmir Tumed’e destek vereceğini ihtiyaç sahibi ailelere bizler aracılığıyla da ulaşabileceğinin sözünü verdi.

Yaklaşık iki saatlik görüşme sonrasında Genel Başkan Bedri Yalçın Konak Şube Başkanı Ömür Şanlı, Genel Sekreter Ali Durut ve Yönetim Kurulu Üyesi Eyüp Aksu’ya plaketleri ve Onursal Üyelik kartları takdim edildi.

1 Ekim 2020 Perşembe

HER KADIN BİR VATANDIR


 



Merhaba okuyucu, merhaba 

     Doğan kız evlatlarımız , erkek evlatlarımız bir gün Anne Baba olacak, bu da yaratıcı tarafından genç kızlara verilmiş en güzel , en anlamlı özellik , duygu olmaktadır.
     Şimdi kız çocuklarının genç kızlığa ilk adımı olan gelinliğine kızıl düşmesi on altı yaşında olur.
    Bu durum şu anlama gelmez "çocuk gelin" " kuma " "berdel" olacağı anlamını çıkarmayın sevgili "büyükler "bu durum genç kız olması demektir.
     Çünkü kadının fizyolojik, psikolojik, fiziksel, ruhsal olarak olgunlaşması anlamına gelir.           

**********

Kadın olmak zordur...
     Aslında kadın erken olgunlaşan yani hassas,narin beşirdir.
     Erkek ile kadını, kıyasladığımızda kadınlar erken olgunlaşan vicdan ,annelik yani anaçlık duygusundan dolayı yaratıcının onlara verdiği özellikte saklıdır.
     Erkekler daima çocuk ruhlular
  "karakterli olanlar" kadınlarımız "hayat " mücadelesi içinde kaldıklarından dolayı eş, ev, çocuk, aşk bu unsurlar erkenden olgunlaştırır, kadını ve yıpratır.          Bunlar göz önüne alındığında kadın olmak zordur.
     *******
     Bekara eş boşamak gibi
     Maalesef ki,
     Bizim ülkemiz de daha da zor
     Bizde erkek hegemonyası ağır bastığı için yanlışlarımız doğru doğrularımız yanlış biz bunu görmezden geliyoruz.
     Maalesef ki,
     Üç ,maymun ,görmedim, duymadım, bilmiyorum...
    - En acısı da şu erkek çocuğu yapar o erkektir.
    -  Kız çocuğu ayıptır.
     Biz erkekler kız arkadaşlarımız olduğunda birbirimizi yağlar ballarız. Ama gözden kaçırdığımız bizim de ablalarımızın, bacılarımızın da sevileceği, seveceği onların da birilerinin erkek arkadaşı, kız arkadaşı olacağı gözden kaçırdığımız veya görmezden geldiğimiz bir nokta olmaktadır.
     Buna karşı çıkmamızın Ana temel unsurlarından biri "yediğimiz hurmalar," şimdi bir yerlerimizi tırmanıyor.iste bundan dolayıdır.
     "Kadın kendi namusunu kendi koruyan ","koruya bilecek bir insan olduğunu" kendi yaptığı veya yapacağı hareketlerle kendini ispat eder.
     Herkesin" namusu "kendinedir.
     Bize güvenen kadının zamanında güvenini kırdığımız için
     Kadınlar sevmekten, güvenmekten haklı olarak korkar hale geldiler. Bizim oturup bunu sorgulamamız lazım. 
     Bu sebeple kadınlar kariyer yapmayı tercih ediyor.
     Bizler bunu kendimize ,yediremediğimiz için
   "  Kadına" hem psikolojik, ekonomik baskı yaparak bir kez daha "acizliğimizi "ispat ediyoruz.
     Maasef ki,
     Bu kendini bilmezlerden dolayı kadınlar manavdan meyve sebze seçer gibi adam seçmek zorunda bırakıyoruz.
     Maalesef ki,
     Bu da "bizim ayıbımız" sevmeyi bilmeyenlere söylüyorum"bunu...!
    " Kadın" "adam" için "pornografik bir araç değildir."
     "Adamlık" sevdiğin "kadının" arkasında daima yanında durduğunu hissettirmektir.
     
     Kadın bir kum torbası değildir.
     
Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız. O
 ülkede kadınların nasıl öldüğüne bakın.( Albert Camus)

Sevgilerimle.....